Bir baba, geçtiği kaza yerinde yıkıldı, çünkü aracıyla kaza yapan sürücünün oğlu olduğunu fark etti. Bu acı haberi alınca yüreği dağlandı ve gözleri yaş dolu dolu oldu.
Olay, bir baba için en kötü kabusun gerçeğe dönüşmesi gibiydi. Yolda ilerlerken ansızın karşılaştığı kaza yerinde yaşananlar karşısında adeta donup kaldı. Çünkü oğlunun hayatını kaybettiği aracın enkazı karşısında, içinde bir parça da olsa umut taşıyan kalbi paramparça oldu.
Baba, olay yerindeki karmaşanın ortasında, sevdiklerinin başına gelen bu elim olay karşısında ne yapacağını bilemez haldeydi. Trafik polislerinin çabalarıyla ayakta durmaya çalışsa da, içindeki acıyı dindiremiyordu. Oğlunun cansız bedenini görmenin verdiği acıyla, dünya onun için bir cehenneme dönüşmüştü.
Kaza yerindeki diğer sürücülerin şaşkın bakışları arasında, baba adım adım oğlunun yanına yaklaştı. Elleri titreyerek enkazın altından çıkartılan bedeni sevdiği oğlunun hayatını kaybettiğini kabullenmekte zorlanıyordu. Ne yapacağını, nasıl davranacağını bilemez bir haldeydi.
Baba, o anı unutmak istese de, zihninden silinmeyen o korkunç anı tekrar tekrar yaşamaktan kendini alamıyordu. Bir an önce olay yerinden uzaklaşmak, bu acı gerçeği bir nebze olsun unutmak istiyordu. Ancak kalbi, oğlunun hayatını kaybettiği yerden ayrılamıyordu.
Oğlunun ölüm haberini alan baba, bir anda dünyanın en mutlu insanından en mutsuz insanına dönüşmüştü. Hayatının en büyük darbesini almıştı ve bu acıyla nasıl başa çıkacağını bilemiyordu. Oğlunun yokluğu, onun için artık hayatın anlamını yitirmişti.
Kaza yerindeki diğer sürücüler, baba için duygusal destek olmaya çalışsalar da, onun yaşadığı acının tarif edilemez olduğunu biliyorlardı. Baba, çaresizce oğlunun yanında dururken, içindeki çaresizlik ve acıyı kimse anlayamazdı.
Baba, oğlunun hayatını kaybettiği kaza yerinden ayrılmak istemese de, bir yandan da oğlunun cansız bedenini görmenin verdiği acıyla başa çıkmaya çalışıyordu. Hayat artık onun için, sevdiklerini kaybetmenin verdiği acının bir gölgesinden ibaretti.
Sonuç olarak, baba için o gün yaşananlar sadece bir kaza değil, hayatını altüst eden bir trajediydi. Oğlunun ölüm haberini almanın verdiği acıyla baş başa kalan baba, artık hayatın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha fark etmişti.





